1. Anasayfa
  2. Gündem - Genel Kültür
  3. Tarih

İki Hukuk Arasında Bir Hayat: İsa’nın Yargılanması ve Adaletin Sessiz Çığlığı

İki Hukuk Arasında Bir Hayat: İsa’nın Yargılanması ve Adaletin Sessiz Çığlığı
İki Hukuk Arasında Bir Hayat: İsa’nın Yargılanması ve Adaletin Sessiz Çığlığı
0

Yahuda’nın o meşhur öpücüğünün ardından Kudüs, tarihin en karmaşık, en tartışmalı ve hukuki açıdan en “gri” gecelerinden birine uyandı. Bir öğretmen ve baba olarak bu süreci incelediğimde; karşıma sadece bir dini figürün son anları değil, aynı zamanda iki devasa hukuk sisteminin —Yahudi dini hukuku ve Roma devlet hukuku— birbirine nasıl çarptığına dair muazzam bir vaka analizi çıkıyor. “Hayatı Netleyin!” mottomuzla, bu tarihi davayı bir dedektif titizliğiyle, ancak bir vicdan muhasebesiyle ele alacağız.

İsa’nın yargılanması tek bir mahkemeden ibaret değildi; o, dini bir suçlamadan başlayıp siyasi bir idama evrilen iki aşamalı bir tiyatroydu.


1. İlk Perde: Gece Yarısı Kurulan Sanhedrin Mahkemesi

Tutuklanmanın ardından İsa, önce Yahudi din büyüklerinin önüne çıkarıldı. Bu aşamada suçlama tamamen “dini” idi. Sanhedrin Yahudi dini hukukuna göre en yüksek dini ve siyasi konsey olan, 71 üyeden oluşan ve cezai hüküm verme yetkisi bulunan mahkemedir. üyeleri, İsa’nın kendisini “Tanrı’nın Oğlu” olarak nitelendirmesini büyük bir suç olarak gördüler.

Ancak bu mahkeme, bizzat Yahudi hukukunun kendi kurallarına göre pek çok usulsüzlük barındırıyordu:

  • Gece Yargılaması: Yahudi yasalarına göre ölüm cezası gerektiren davalar gece görülemezdi.
  • Hızlı Karar: Suçlu bulma kararı aynı gün verilemez, en az bir gün beklenmesi gerekirdi.
  • Yalancı Şahitler: İfadelerin birbiriyle tutarsız olduğu bizzat kayıtlara geçmiştir.

Buradaki asıl suçlama Küfür (Blasphemy) Kutsal değerlere küfretme, Tanrı'yı aşağılama veya O'na ortak koşma suçu; o dönem Yahudi hukukunda cezası ölümdür. idi. Ancak bir sorun vardı: Yahudi mahkemesi suçlu bulsa bile, Roma işgali altındaki bir eyalette ölüm cezasını infaz etme yetkisine sahip değildi. İşte bu yüzden dosya, siyasi bir kılıfa sokularak Roma’ya taşındı.


2. İkinci Perde: Pilatus’un Siyasi Satrancı

Dosya, Roma’nın Yahudiye Valisi Pontius Pilatus Roma İmparatorluğu'nun Yahudiye eyaletindeki valisi, İsa'nın idam kararını onaylayan ancak sorumluluktan kaçmak için ellerini yıkamasıyla bilinen siyasi figür. önüne geldiğinde suçlamanın rengi değişti. Roma, “Tanrı’ya küfür” ile ilgilenmezdi. Bu yüzden din adamları İsa’yı, Sezar’a vergi ödenmesini engellemek ve kendisini “Yahudilerin Kralı” ilan ederek devlete isyan etmekle (Vatana İhanet) suçladılar.

Pilatus, karşısındaki adamın siyasi bir tehdit olmadığını, sadece dini bir anlaşmazlığın kurbanı olduğunu hemen anladı. Ancak halkın galeyana gelmesinden ve Roma’ya “isyanı bastıramayan vali” olarak rapor edilmekten korkuyordu. Karşısında bir yanda vicdanı, diğer yanda ise siyasi kariyeri duruyordu.


3. Halkın Seçimi: Barabbas mı, İsa mı?

Pilatus, sorumluluktan kurtulmak için eski bir geleneği kullandı: Fısıh Bayramı’nda bir mahkûmun serbest bırakılması. Halkın önüne iki seçenek koydu: Bir katil ve isyancı olan Barabbas mı, yoksa İsa mı?

Bir baba olarak bu sahne beni her zaman düşündürür. Kitlelerin manipülasyonu, adaletin sesini nasıl bastırabilir? Kalabalık, din adamlarının kışkırtmasıyla Barabbas’ı seçtiğinde, Pilatus tarihe geçen o sembolik eylemi yaptı: Bir leğen su getirtip ellerini yıkadı. “Bu adamın kanından ben sorumlu değilim” diyerek adaletin değil, konforunun tarafını seçti.


Hem Yahudi hem de Roma hukuku açısından pek çok usulsüzlük barındırıyordu. Gece yarısı yapılan sorgulama, savunma hakkının kısıtlanması ve suçlamaların mahkeme ortasında dini olandan siyasi olana evrilmesi, davanın adil bir yargılamadan ziyade siyasi bir tasfiye olduğunu gösterir.
Bu, Roma kültüründe bir sorumluluktan kaçınma ve masumiyetini ilan etme sembolüdür. Pilatus, İsa’nın suçsuz olduğuna inandığı halde halkın ve din adamlarının baskısıyla idam kararı verdiğini, bu kararın vicdani sorumluluğunu üstlenmediğini göstermek istemiştir.
Sözel matematik, formülleri sadece sembol olarak değil, hayatın içinden hikayeler ve cümlelerle anlatma sanatı demektir.

🖼️ Görsel Analiz: Yazının Hikayesi

İki Hukuk Arasında Bir Hayat: İsa’nın Yargılanması ve Adaletin Sessiz Çığlığı
Bu Görsel Ne Anlatıyor?

İki Hukuk Arasında Bir Hayat: İsa’nın Yargılanması ve Adaletin Sessiz Çığlığı

  • 0
    alk_lad_m
    Alkışladım
  • 0
    sevdim
    Sevdim
  • 0
    e_lendim
    Eğlendim
  • 0
    _rendim
    İğrendim
  • 0
    be_endim
    Beğendim
  • 0
    be_enmedim
    Beğenmedim

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.