Bir kuyumcu vitrinine baktığınızda karşınıza çıkan “22 Ayar”, “18K” veya “995.0” gibi ifadeler sadece teknik terimler değildir; bunlar doğrudan cebinizdeki paranın karşılığını belirleyen matematiksel oranlardır. Altın, doğası gereği oldukça yumuşak bir metal olduğu için, onu işlenebilir ve dayanıklı kılmak adına içine eklenen diğer metallerle kurduğu “karışım dengesini” anlamak, doğru yatırımın ilk adımıdır.
1. Ayar ve Karat: 24’lük Sistemin Mantığı
Uluslararası standartlarda altının saflığı “Karat” (veya Türkiye’deki yaygın kullanımıyla Ayar) ile ölçülür. Bu sistem, altının toplam kütlesinin 24 eşit parçaya bölündüğü varsayımına dayanır.
Ayar sistemi Bir alaşımın içindeki saf altın miktarını belirten 24 birimlik ölçü sistemidir. 24 ayar altın, içinde başka hiçbir metal barındırmayan tam saflığı temsil eder., aslında bir “oranlama sanatı”dır. Eğer elinizdeki takı 22 ayar ise, bu ürünün 24 parçasından 22’si saf altın, kalan 2 parçası ise gümüş, bakır veya çinko gibi metallerdir.
Bu noktada yatırımcının bilmesi gereken en temel denklem şudur:
$$Saflık\ Yüzdesi = \left( \frac{\text{Ayar}}{24} \right) \times 100$$
- 24 Ayar: %99,99 saf altın (Has altın).
- 22 Ayar: %91,6 saf altın.
- 18 Ayar: %75,0 saf altın.
- 14 Ayar: %58,3 saf altın.
2. Milyem: Hassas Hesaplamaların Dili
Kuyumculuk ve bankacılık sektöründe “Ayar” terimi bazen çok kaba kalabilir. Daha hassas ölçümler için binlik sistem olan milyem Altın alaşımının saflığını 1000 üzerinden ifade eden çok daha hassas bir ölçü birimidir. Özellikle banka hesaplarında ve külçe altınlarda standart olarak kullanılır. kullanılır.
Örneğin, bankadan altın aldığınızda hesabınıza “24 ayar” değil, “0.995” veya “0.999” milyem üzerinden giriş yapılır. Bu rakam, ürünün bin parçasının kaçının saf altın olduğunu gösterir.
Çünkü 24 ayar saf altın, oyun hamuru kadar yumuşaktır. Saf altından yapılan bir yüzük, günlük kullanımda hemen yamulur veya üzerindeki taşları düşürür. Bu yüzden altını “sertleştirmek” için içine diğer metaller katılarak ayarı düşürülür.
3. Alaşım ve Renk Matematiği
Altının renginin (Sarı, Beyaz, Roze) değişmesi de tamamen bu matematiksel karışımla ilgilidir. Altının içine ne kadar bakır katarsanız renk o kadar kırmızıya (Roze), ne kadar nikel veya paladyum katarsanız o kadar beyaza döner. Bu işleme alaşımlama İki veya daha fazla metalin bir eritme işlemiyle birleştirilerek yeni özellikler (sertlik, renk vb.) kazandırılmasıdır. denir.
Yatırımcı için burada kritik bir not vardır: Rengi ne olursa olsun, bir ürünün “Ayar”ı aynıysa, içindeki altın miktarı da aynıdır. Yani 18 ayar beyaz altın ile 18 ayar sarı altın içindeki saf altın miktarı matematiksel olarak eşittir. Ancak rodyum kaplama Beyaz altın takılara parlaklık ve beyazlık kazandırmak için uygulanan, zamanla aşınabilen değerli bir metal kaplamadır. gibi ek işlemler, alış fiyatını artırırken bozdurma fiyatını etkilemez.
4. Yatırım Verimliliği Denklemi
Yazı serimizin başında belirttiğimiz “İşçilik Tuzağı”, ayar düştükçe daha belirgin hale gelir. Sözel Matematik ile ifade edersek:
Ters orantı kanunu Altının ayarı düştükçe içine giren diğer metaller ve tasarım detayları arttığı için, ödediğiniz paranın içindeki 'saf altın payı' azalır. Yatırımcı için bu durum verimlilik kaybıdır. burada devreye girer. Ayar ne kadar düşükse, ürünün üzerindeki “tasarım yükü” o kadar fazladır.
$$Yatırım\ Kalitesi = \frac{\text{Ayar (Milyem)}}{\text{İşçilik\ Maliyeti}}$$
Yatırım amacıyla altın alırken payı (ayarı) 24 veya 22’de tutmak, paydayı (işçiliği) ise minimize etmek temel stratejidir. Bu yüzden halk arasında “Ata Lira” veya “Cumhuriyet Altını” olarak bilinen ürünler, 22 ayar olmalarına rağmen çok düşük işçilik maliyetleri nedeniyle tercih edilir.
5. Sahte Altın ve Ayar Testi: Yoğunluk Analizi
Piyasada düşük ayarlı altını yüksek ayarlı gibi satmaya çalışanlara karşı en güçlü silahınız özgül ağırlık Altının birim hacme düşen ağırlığıdır. Altın çok ağır bir metal olduğu için, aynı hacimdeki diğer metallerden çok daha yüksek bir kütleye sahiptir. Denklem: $d = m / V$ testidir. Altının özgül ağırlığı yaklaşık 19.3 g/cm³’tür. Bu, altını taklit etmeyi matematiksel olarak imkansız hale getiren bir doğa yasasıdır.
