Özet: Bir seri katilin evinin altındaki mezarlık, donarak ölen bir ordu, idam mangasından saniyelerle kurtulan bir yazar ve ayakkabısını patlatmaya çalışan bir terörist… Tarih tekerrür etmez, 22 Aralık’ta çıldırır. İşte o gün yaşananlar.
Tarih kitaplarında bazı sayfalar vardır ki, çevirdiğinizde parmaklarınıza kan bulaşır. 22 Aralık işte o sayfalardan biri. Takvim yaprakları bu tarihi gösterdiğinde, sanki küresel bir travma düğmesine basılıyor. İmparatorlukların donduğu, adaletin çöktüğü ve insan aklının sınırlarının zorlandığı bu günde yaşananları, sansürsüz ve en çarpıcı detaylarıyla derledik.
İşte 22 Aralık’ın “Sıradan bir gün” olmadığını kanıtlayan o dehşet verici olaylar.
1. Bir Deha İdam Mangasının Önünde: Dostoyevski’nin “Öldüğü” An (1849)
Rus edebiyatının devi Fyodor Dostoyevski, “Suç ve Ceza”yı yazmadan önce, cezanın en soğuk halini yaşadı. Çar I. Nikolay’a karşı gelmekle suçlanan Dostoyevski ve arkadaşları, 22 Aralık sabahı Semyonov Meydanı’na getirildi.
- Sahne: İdam gömlekleri giydirildi, gözleri bağlandı, papaz son dualarını okudu.
- Kırılma Anı: Askerler nişan aldı. “Ateş” emri beklenirken, bir atlı son sürat meydana daldı. Çar’ın “lütfuyla” idamın sürgüne çevrildiği duyuruldu.
- Gerçek: Bu aslında Çar’ın tasarladığı sadistçe bir “sahte idam” tiyatrosuydu. Dostoyevski o an deliliğin sınırına geldi ama oradan bir edebiyat devi olarak çıktı.
2. “Tek Kurşun Atmadan” Gelen Kıyamet: Sarıkamış (1914)
Osmanlı İmparatorluğu’nun en büyük askeri trajedisi, 22 Aralık’ta Enver Paşa’nın emriyle başladı. Hedef Rusları kuşatmaktı, ancak düşman Ruslar değil, “General Kış”tı. Sarıkamış, savaş tarihine not düşüldü.
- Beyaz Ölüm: Askerlerin üzerinde yazlık üniformalar vardı. Hava sıcaklığı eksi 30 dereceydi.
- İtiraf: Harekâtın komutanlarından Hafız Hakkı Paşa, günlüğüne şu kahredici satırları düşecekti: “Allahım, bu felaketin sorumlusu benim… Bitti, mahvolduk.”
- Sonuç: Resmi rakamlar tartışmalı olsa da, on binlerce vatan evladı Allahuekber Dağları’nda donarak, birer buz heykeline dönüşerek şehit oldu.
3. Banliyödeki Canavar: “Katil Palyaço” Konuştu (1978)
Amerikan rüyasının kâbusa döndüğü gün. Çocuk partilerinin sevilen yüzü, “Pogo” lakaplı palyaço John Wayne Gacy, 22 Aralık’ta polise o korkunç itirafı yaptı.
- Mezarlık Ev: Gacy, tam 33 genç erkeği öldürdüğünü soğukkanlılıkla anlattı.
- Detay: Cesetlerin 26 tanesini, kendi evinin altındaki “crawl space” denilen sürünme boşluğuna, kireçleyerek gömmüştü. Yıllarca o cesetlerin üzerinde uyumuş, yemek yemiş ve misafir ağırlamıştı.
4. Bir Subayın Onuru ve Fransa’nın Utancı: Dreyfus Olayı (1894)
Modern zamanların en büyük hukuk skandalı. Yahudi Yüzbaşı Alfred Dreyfus, işlemediği bir suç (casusluk) yüzünden 22 Aralık’ta vatan haini ilan edildi.
- Linç Kültürü: Mahkeme salonu “Yahudilere ölüm” sloganlarıyla inliyordu.
- Sonuç: Dreyfus, köpekbalıklarıyla çevrili Şeytan Adası’na gönderildi. Bu olay, Theodor Herzl’i o kadar etkiledi ki, İsrail devletinin kuruluş fikri dolaylı olarak o mahkeme salonunda doğdu.
5. Gökyüzünde Dehşet: Ayakkabı Bombacısı (2001)
11 Eylül’ün tozu dumanı dağılmadan, 22 Aralık 2001’de Paris-Miami uçağında Richard Reid sahneye çıktı.
- Kibrit Kokusu: Hostes Hermis Moutardier, yanık kibrit kokusu alınca Reid’i ayakkabısının topuğunu yakmaya çalışırken yakaladı.
- O An: Ayakkabının içinde TATP tipi yüksek patlayıcı vardı. Yolcuların kemerlerle bağlayarak etkisiz hale getirdiği Reid yüzünden, o günden sonra tüm dünyada havalimanlarında ayakkabılarımızı çıkarmak zorunda kaldık.
6. Maraş’ta Akıl Tutulması (1978)
Türkiye’nin toplumsal hafızasında silinmeyen bir yara. 22 Aralık, Kahramanmaraş’ta gerilimin katliama dönüştüğü, komşunun komşuya düşman edildiği o karanlık sürecin fitilinin ateşlendiği gündür. Resmi rakamlara göre 111 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce ev yakıldı.
7. Metro İntikamcısı: “5 Doların Var mı?” (1984)
New York metrosunda Bernhard Goetz isimli beyaz bir adam, kendisine yaklaşıp 5 dolar isteyen 4 siyahi gence kurşun yağdırdı.
- Vigilante: Goetz, kaçarken yerde yatan gence “Sen o kadar kötü görünmüyorsun, işte bir tane daha” diyerek ateş etti (iddia). Olay, bireysel silahlanma ve ırkçılık tartışmalarını küresel boyuta taşıdı.
8. Güncel Dehşet: Noel Pazarı Saldırısı (2024)
Terörün yüzü değişse de tarihi değişmedi. 2024 yılının 22 Aralık raporlarına göre, Almanya’nın Magdeburg kentinde bir araç Noel pazarına dalarak dehşet saçtı. 6 ölü, 300’den fazla yaralı. Terör, yumuşak karnımızdan vurmaya devam etti.
9. Savaşın Ortasında Tek Kelimelik Cevap: “NUTS!” (1944)
II. Dünya Savaşı’nda Bastogne’da kuşatılan Amerikan birliği, Almanların “Teslim olun” çağrısına tarihin en kısa ve en “argo” cevabını verdi: “Nuts!” (Hadi oradan/Saçmalık!). Bu cevap, Nazilerin moralini bitiren psikolojik sonun başlangıcıydı.
Editörün Notu: 22 Aralık, insan doğasının en uç noktalarını; vahşeti, direnci, nefreti ve hayatta kalma güdüsünü aynı 24 saate sığdırmayı başarmış nadir günlerden biri. Bugün takviminize baktığınızda, sadece bir tarih görmeyin; altında yatan o derin ve karanlık hikayeleri hatırlayın.

Araştırılsa, geçmişte Sarıkamış gibi neler karartılmış olarak bulunsa; günümüz aydınlanır belki.