Tarih 9 Ocak’ı gösterdiğinde, zaman bize bazen bir mağlubiyetin nasıl bir “taktik zafer” olarak planlandığını, bazen de üç ayrı teknolojinin tek bir camın içine nasıl sığdırıldığını anlatır. Bugün, hem tarihin tozlu antlaşmalarının hem de geleceğin parlayan ekranlarının mühürlendiği gündür.
1. Çanakkale’de Muazzam Bir “Sıfır” Operasyonu: Gelibolu’nun Tahliyesi (1916)
9 Ocak 1916 sabahı, dünya savaş tarihinin en dâhiyane ve en “sessiz” operasyonlarından biri tamamlandı. İtilaf Devletleri, Çanakkale’de Türk direnişini geçemeyeceklerini anlayınca, son birliklerini de Gelibolu Yarımadası’ndan tahliye ettiler.
Neden Sansasyonel?
Bu tahliye, askeri literatürde bir “başarı” olarak kabul edilir çünkü on binlerce asker, yüzlerce top ve mühimmat, Türk ordusuna tek bir kayıp bile vermeden, adeta bir hayalet gibi gecenin karanlığında gemilere bindirilmiştir. Lojistik Sadeleştirme ve Hayalet Geri Çekilme Gelibolu tahliyesi, askeri bir 'çıkarma' (toplama) işleminin tam tersi olan bir 'çıkarma' (eksiltme) matematiğidir. On binlerce askerin bir gecede sıfıra indirilmesi ($x - x = 0$), tarihin gördüğü en kusursuz lojistik sadeleştirmelerden biridir.. İngilizler, Türklerin fark etmemesi için siperlere tüfeklerin tetiklerine bağlı su kovaları yerleştirmiş; kovalar dolup ağırlaştıkça tüfekler kendiliğinden ateş almış, böylece siperlerin dolu olduğu izlenimi verilmiştir. 9 Ocak, Çanakkale’nin geçilemeyeceğinin mühürlendiği ve devasa bir ordunun sessizliğe karıştığı o “final” günüdür.
2. Dijital Büyük Patlama: Steve Jobs ve İlk iPhone (2007)
9 Ocak 2007 günü, San Francisco’daki Macworld sahnesinde Steve Jobs, elinde parlayan bir cihazla sahneye çıktı ve dünyayı sarsan o cümleyi kurdu: “Bugün üç devrimci cihaz tanıtıyoruz: Bir geniş ekranlı iPod, bir cep telefonu ve bir internet iletişim cihazı. Bunlar üç ayrı cihaz değil; tek bir cihaz!”
Haber Değeri Yüksek Detaylar:
O gün tanıtılan iPhone, sadece bir telefon değildi; insanlığın bilgiyle kurduğu ilişkiyi “üstel” (exponential) bir hızla değiştiren bir kırılma noktasıydı. Teknolojik Yakınsama ve Üstel Büyüme iPhone, iletişimin 'toplama' mantığından 'çarpma' mantığına geçişidir. Telefon + İnternet + Müzik formülü, toplumsal bir 'rezonans' yaratarak ceplerimizdeki veriyi sonsuz bir fonksiyona ($f(x) = e^x$) dönüştürmüştür.. 9 Ocak 2007’den sonra ne habercilik, ne ticaret ne de sosyal ilişkiler bir daha asla eskisi gibi olmadı. Steve Jobs, o gün cebimizdeki camın içine tüm dünyayı sığdırarak 21. yüzyılın işletim sistemini kurmuş oldu.
3. İmparatorluğun Hüzünlü Kaybı: Yaş Antlaşması (1792)
Osmanlı ve Türk tarihi açısından 9 Ocak, sınırların hüzünle çizildiği bir gündür. 1787-1792 Osmanlı-Rus Savaşı, 9 Ocak 1792’de imzalanan Yaş Antlaşması ile sona erdi.
Sarsıcı Gerçeklik:
Bu antlaşma ile Osmanlı İmparatorluğu, Kırım’ın Rusya’ya ait olduğunu resmen kabul etmek zorunda kaldı. Jeopolitik Kayıp ve Sınır Matematiği Yaş Antlaşması, Osmanlı'nın toprak bütünlüğü denklemindeki en büyük 'negatif değer'lerden biridir. Kırım'ın kaybı, Karadeniz'in bir 'Türk gölü' olma özelliğini yitirmesi ve jeopolitik paydanın küçülmesi anlamına geliyordu.. Bu imza, Rusya’nın sıcak denizlere inme stratejisindeki en büyük çarpan olurken, Osmanlı için de “dağılma dönemi”nin ayak seslerinin duyulduğu bir dönüm noktası oldu. 9 Ocak, Kırım’ın ana vatanla bağlarının kağıt üzerinde koptuğu o acı tarihtir.
4. Kimlik ve Özgürlüğün Sesi: Simone de Beauvoir’ın Doğumu (1908)
9 Ocak 1908’de Paris’te doğan bir kadın, yüzyıllardır süregelen toplumsal kalıpları tek bir cümleyle sarsacaktı: “Kadın doğulmaz, kadın olunur.” Simone de Beauvoir, varoluşçu felsefenin ve modern feminizmin en güçlü zihinlerinden biri olarak dünyaya geldi.
Felsefi ve Sosyolojik Derinlik:
Beauvoir, kimliğin biyolojik bir veri değil, toplumsal bir “inşa” olduğunu savundu. Varoluşçu Kimlik Mantığı Beauvoir'ın felsefesi, bireyin özgürlüğünü bir 'bağımsız değişken' ($x$) olarak tanımlar. Eğer kimlik (y), toplumun dayattığı bir fonksiyon ($f(x)$) ise, birey bu fonksiyonu reddederek kendi değerini atama gücüne sahiptir.. 9 Ocak, insanlık tarihinin yarısını oluşturan kadınların, kendi varlıklarını yeniden tanımlama mücadelesindeki o büyük zihinsel kıvılcımın doğum günüdür.
5. Gökyüzündeki İlk Amerikalı Balon: Jean-Pierre Blanchard (1793)
9 Ocak 1793 günü, Amerika kıtası tarihindeki ilk hidrojen balonu uçuşuna tanıklık etti. Fransız havacı Blanchard, Philadelphia’da George Washington’ın da izlediği bir törenle havalandı.
Bilimsel İhtişam:
Bu uçuş, insanoğlunun atmosferle olan “yerçekimi” mücadelesindeki ilk büyük veri setlerinden biriydi. Aerostatik Kaldırma Kuvveti Balonun yükselişi, Arşimet prensibinin (kaldırma kuvveti) yerçekimi ivmesiyle ($g$) olan savaşıdır. Balonun içindeki gazın yoğunluğu, dışarıdaki havadan düşük olduğu sürece ($d_{balon} < d_{hava}$), insanlık gökyüzünde bir yer kazanacaktır.. 9 Ocak, bugün uçtuğumuz devasa jetlerin ve uzay mekiklerinin o romantik ve cesur başlangıç noktasıdır.
Google Sorgularına Dayalı Soru-Cevap Bölümü
Tahliye, askeri açıdan bir yenilgi gibi görünse de, İtilaf Devletleri’nin tek bir kayıp bile vermeden 35 bin askeri tahliye etmesi lojistik bir başarıdır. Türk tarafı için ise bu, Gelibolu Yarımadası’nın tamamen işgalden kurtulması ve “Çanakkale Geçilmez” sözünün tescillenmesi anlamına gelir.
İlk iPhone, 9 Ocak 2007 tarihinde San Francisco’da düzenlenen Macworld Convention etkinliğinde Steve Jobs tarafından tanıtılmıştır. Satışa sunulması ise aynı yılın Haziran ayını bulmuştur.
En önemli maddesi, Osmanlı’nın Kırım’ın Rusya’ya ait olduğunu resmen tanımasıdır. Bu maddeyle birlikte Dinyester Nehri iki ülke arasında sınır kabul edilmiş ve Rusya Karadeniz’de kalıcı bir güç haline gelmiştir.
Sözel matematik; karmaşık formülleri ve sayısal verileri, sadece matematiksel sembollerle değil, hayatın içinden benzetmeler, hikâyeler ve felsefi cümlelerle açıklama yöntemidir. Sayıların ruhunu kelimelerle hissetme sanatıdır.
